İşimin kazandırdığı tecrübesiyle ilk önce sizlerle şunu paylaşmak istiyorum:
Geçmiş yıllar içerisinde karşımda gördüğüm çoğu kişi ilerde ciddi bir sorunları doğacak aldatıcı düşüncelerle dolu. Hayatlarının yönünü çezecek mesleği neye göre seçerler ?
1. Babamın mesleği, onu devam etterceğim. Babamın eczanesi var da, ezcacılık okumak istiyorum.- Bunun geleceği Ortayaş Krizi.
2. Kendime göre belirlediğim yaşam standartları var. Onlara uygun bi şey. Böyle düşünen insanlar genelde ya Tıp ya Mühendislik okumak istiyorum der.
Bunun anlamı şu kadar metre karelik evde oturmak istiyorum şu kadarlık arabaya binmek istiyorum v.s. Böyle düşünen insan kendi kendine şunu sormalı - eşsiz bir adada yaşasam bütün bunların değeri benim için aynı kalır mı? Bu sorunun cevabı - insanın aslında istediği ilişkilerdir, eşyalar değil. Peki ilişkiler insana ne verir? Mutluluk hissi! Mutluluğumuzu ancak insanlardan çıkarabiliyoruz. Ve aslında bizleri hareket ettiren tek şey bu mutluluk arayışımızdır. Gittiğimiz yön ise mutluluk anlayışımızdır. Hız tutkunu ralici olur v.s. Yani kendinize hangi faaliyetlerden haşlandığınıza göre sizin mutlu olacağınız bir alan seçmeniz lazim.
3. Üçüncü bir kesim ise hedefi olmayanlar. Zamanı geldi, lise bitti. Olanakları varsa TV'den, gazeteden, arkadaşından, ötöbüs durağından kulaktan dolma fikirleriyle haytın yönünü çizecek bölüme yazılmaya karar verir.
Böyle düşünen herkimse zaten okuyamaz. Genel olarak gittiği üniversitede biteremez. Aleme falan dalar ya da ''iyi seçenek'' olarak işe başlar. Zorlukları aşma İlham Gücü ancak Hedef verebilir.
Peki meslek neye göre seçilir?
Belli ki her insan özel bir yapıya sahiptir.Mesele heykeltraşlığa eğilimi olan biri Dış hehimliğe girerse ne olacak bunu hali? Okulu biterse bile pek ilerleyemez, kariyer yapamaz, ilgi alanı olmadığı için işe pek dikkat etmez yanındakilerse ve özelikle yukardakiler bunu çok iyi hissederler. Sırf para için çalışana paralı asker muamelesini yapılır. Bastırıp da Kariyeri yapacak olursa - sevmediği, zevk almadığı bir yere her gün gitmekten zamanla sağlığından olur. Sağlığı yerinde olmayan insan refahtan zaten yararlanamaz. Bir böbreği çalışmıyorsa Diyaliz merkezine hangi model arabayla gittiği hiç umrunda olmaz. Haytından hoşnut kalmaz sırf ilaç için çalışır. Mantıklı sonuç :
Hobiniz işiniz olsun
İster misiniz? Tabi ki. Kim istemez) Ama herkes yapmıyor.Çeşitli nedenlerden dolayı. Sırayla bunları geçelim : Kendi doğasını bilmeyenler: kısaca en büyük kitle. Ne diyelim bir an önce bunu öğrenmeleri lazim. Kendine güvemeyenler, yani yapmayı sevdiği şeylerin yeterince gelir sağlayamacağı düşünenler. Aile baskısı olanlar, velilerinizin sizin haytınızın zorluklarından sizi koruyamacağı anlatmak gücünde değilseniz eğer, bizim yardımımızla bunu yapabilirsiniz. Bunları aslında Sevdiği İşini Yapmama sorunumuz aşamalarıdır. Yalnız öne geçerek size şunu söyleyebilirim Mutlu ve başarılı olmak istiyorsanız başka şansınız yok.
İstidadınız neyse vazifeniz odur!
Yani kendi kendinize Ben ne yapmayı seviyorum? sormanız lazim. Belli ki insan en çok sevdiği dört şeylerden yemek, uyuma, konfor, veya cinsellikten biri aklınıza gelecek. Cümle tam değildir. Bunları yaparak geçimi sağlamak zor olur. Cümlenin sonuna Başkaları için eklemeniz lazim. Ben başkalrı için neyi yapmayı severim? Tek taşla iki kuş. Çünkü bu başkaları her halde hizmetleriniz için size bir meblağ öderler. Hem sevdiği işini yapacaksın hem üzerine sana para versinler, var mı öyle bi şey :)).
Öğrencilikte başarılı olmak isteyen her öğrenci adayın öğrenmesi gereken ilk şeyler
Akıl ve Hafızanın çalışma kuralları ; Aklın ana özelliği hoşuna gitmeyeni inkar etmesi ve hoşuna gideni de inkar edememesi. Hafızamız da içine ancak ilgi duyulanı alır, hem hiç zorlamadan ve bir daha bırakmaz (yirmi sene sonra geceyarısı uyandırlacak olursanız bile Türkiye Dünya Kupasında kaçıncı geldiğini hemen söylersinizdir). İlginiz olmayan bilgileri zoruyla da sokabilirsiniz, ancak bu durumda bunlar kalıcı kalmaz konudan da gerginliği içerdiği için zamanla imrenmeye başlarsınız (az çok öğrencilik deneyimi olanlar bazı sınavlardan sonra kafalarında hiç bir şey neden kalmadığını bilmiş oldular:).
Otuzaltı - kırkiki = Ortayaş Krizi
Sevmediği bir işte çalışan kişi hayatının kırklı yıllarında intihara kadar götürebilecek şidetli bir krize girer.Batı psikolojisinde bu fenomen Ortayaş Krizi olarak tabir edilmektedir. 36-42 yaş arasında özelikle erkeklerde (kadınları faaliyet alanları daha çok aile olduğu için) görülen ruhsal bir çöküşün tabiridir. Bu kriz şöyle ortaya çıkar: Gençken insan Hayatın Plananını kurar, işte ben şunları kazanıp bunları alacam ve bunlardan mutlu olurum der. Gençken ve dinçken gecegündüz demeden hedeftekiler için çalışır. 40 yaşına doğru genel olarak sırayla okulu bitirir, işe girer, kariyer yapar, ev alır, araba alır, evlenir, çocuk yapar, çocuğu okutur, yazlık alır v.s ve her aşama bittiğinde yeni aşamaya geçmekle meşgül olduğu için hayatını pek sorgulayamaz. İlk önce şunu bitireyim de sonra rahatlayacağım ve mutlu olacağım diye düşünür. Planındakilere kavuştuktan sonra hala tatmin olmadığını fark eder. 35 yaştan sonra gücü, enerji azalmaya baçlayınca da artık eskisi kadar çalışamadığını da fark eder. Kendisini yorgun hissetmeye başlar. Hani mutlu olacaktım der. Eskiden yeni hedef dikkatini çekerdi ve mutluluğunu ona bağlardı. Ama artık herşeyi var da ama yine de mutlu değildir. Hayatını yanlış şeylere adadığını hisseder. Kendisini aldatılmış olarak hisseder. Bu aşamada mutluluğun onun olmadığı başka yerde olduğuna karar verir ve onu aramaya gider. Aylesini terk edebilir ya da aylesini dağıtacak faaliyetlerde bulunabilir. İş hayatına gelince - eskisi kadar çalışamadığı için yeni yöntemler aramaya başlar ve bunun çözümü yasal olmayan yollarda bulur. Eskiden ben çok aptaldım da artık aslında nasıl para kazandığını çok daha iyi anlıyorum der. Sonu hapis sakatlık ya da ölüm olan yanlış yola sapar.
Peki bunun atlatmanın yolu ne? Sevdiği bir mesleğe sahip olmaktır. Çok basit. Sevdiği işte insan saate bakmaz mesayim ne zaman biter diye.
İstatistik:
Amerika ve Avrupada düzenlendiği bir araştırma sonuçlarına göre :
- Çalışan nüfsün yaklaşık 90 % yatkınlığı olmayan işlerle meşgüller. Ve başarılı insan kitlesini geri kalan 10% oluşturur.
- zenginleşmiş ve sosyal alanında gerçek bir başarıya ulaşanın 25% ciddi psikolojik sorunları yaşıyor-
- Günümüzde insanoğlu ölümü ana sebebi kalp 55 % oranıyla.
- Kalp ile sorunlar ambulans en çok çağrıldığı gün - Pazartesi, saat - 9. İnsanların sevmediği işe başlama zamanı.
Devamı geliyor..
|